Bitkisel atıklardan elde ettik boya, ışık yolladık boyadığımız kumaşa, uğratmadı pigmentin yapısını zarara  .

Summary

Doğal boyalar çoğunlukla bitkilerden ya da meyvelerden elde edilmektedir. Oysa ki, her gün evimizde değerli pigmentler içeren bazı sebze ve meyveleri çöpe atmaktayız. Örnek olarak soğan portakal kabukları değerli pigmentler içermektedir. Bu düşünceden hareketle, çalışmamızda çeşitli evsel atıklardan boya elde etmeyi hedefledik. Bu amaçla, portakal kabuklarını, közlenmiş kapya biberin derisini, sarı ve kırmızı soğan kabuklarını, kara ve kırmızı üzüm atıklarını kullandık. Çalışmamızın diğer bir amacı ise çeşitli evsel ve endüstri atıklarını kullanarak elde ettiğimiz doğal boyaları pamuklu, yünlü, naylon ve polyester kumaşları boyamak için kullanmak ve ışık haslıklarını belirlemektir. Bitkisel atıklarımızın çekirdek, kabuk ya da derilerini fırında 50 oC’de kuruttuk. Kuruttuğumuz atıkları ronda yardımıyla olabildiğince küçülttük. Çeşitli çözücü sistemleri deneyerek boyaları atıklardan özütledik. Boyalarımızı seyrelterek 190-600 nm arasında spektroskopisini aldık. Bunun için, quartz spektro elektrokimyasal hücreye önce çözücü koyup referans aldık. Daha sonra absorbans-dalgaboyu değişimi ölçeceğimiz boyamızı ilave ettik ve spektroskopide ölçümünü aldık. Kumaş boyamada mordanlama yöntemi ile boyama yaptık. Mordan olarak alüminyum şapı (KAl(SO4)2) kullandık. Her bir kumaş türünden eşit büyüklükte parçalar kestik. Kumaşlarımızı tarttık.  Kumaş kütlesinin % 4 oranında mordan kullanmaya karara verdik. Büyükçe bir kabın içerisine atıklardan elde ettiğimiz suda çözünmüş haldeki boyamızı aldık. Boyanın içine mordanımızı ekledik. Kumaşımızı bu karışımın içine attık ve 30 dakika boyunca kaynattık. Kumaşımızı duruladık, yıkadık ve gölgede kurumaya bıraktık. Boyanmış kumaş numunelerinin ışık haslığı testini yaptık ve sonuçları mavi skala yardımı ile (1-8 arası; 1 en kötü, 8 en iyi) ışık kabininde, gün ışığı lambası altında değerlendirdik. Çalışmamızda soğan kabukları, portakal kabuğu, üzüm atıkları ve kırmızı biber derisinden doğal boya elde edebildik. Boyalarımız görünür bölgede ışığı absorplama özelliği gösterdi. Soğan ve portakal kabukları, üzüm atıkları ve kırmızı biber derisinden elde edilen boya ile boyadığımız kumaşlarımızın ışık haslıkları değişim göstermektedir. Kırmızı soğan kabuklarından elde ettiğimiz boya, sarı soğan kabuklarından elde ettiğimiz boyaya kıyasla ışıktan daha az etkilenmiştir. Közlenmiş kapya biberin derisinden elde ettiğimiz boyar maddelerimizin su bazlı olanı, ışıktan çok etkilenmezken, alkol çözücü içindeki boya ışıktan etkilenmiş görünmektedir. Kırmızı üzüm atığından elde ettiğimiz boyamızın ışığa karşı direnci kara üzüm atığından elde ettiğimiz boyamıza kıyasla daha yüksektir. Doğal boyalarımız ile boyanan pamuklu ve sentetik kumaşların (naylon ve polyester) ışık haslıklarının genelde iyi çıktığını söyleyebiliriz. Çalışmamızdan çıkan diğer bir sonuç da, alkol ortamında hazırlanan boyaların ışık haslıklarının düşük olduğudur.     

 

 

Question / Proposal

Bu çalışmada aşağıdaki araştırma sorularına yanıt aradık;

1.      Soğan kabukları, portakal kabuğu, üzüm atıkları ve kırmızı biber derisinden doğal boya elde edilebilir mi? 2.      Doğal boyalarımız görünür bölgede ışığı absorplama özelliği göstermekte midir? 3.      Soğan ve portakal kabukları, üzüm atıkları ve kırmızı biber derisinden elde edilen boya ile boyadığımız kumaşlarımızın ışık haslıkları nasıldır?    4.      Kumaş türünün kumaşların boyanma renkleri ve ışık haslıkları üzerine etkisi var mıdır?

Research

Tekstil ürünleri gıda maddelerinden sonra vücudumuzla en çok ilişkide olan ürün grubudur. Kıyafetlerimizin üzerindeki boya artıkları ve kimyasallar, ter ve solunum yoluyla vücudumuza nüfus eder ve sağlığımızı olumsuz etkiler. Yapılan bazı araştırmalara göre, bu kimyasalların bir kısmı alerjilere neden olurken, bir kısmı ise kanserojen etki göstermektedir. Doğal boyar maddeler bitkisel ve hayvansal kaynaklı olmak üzere elde edilen maddeler olup, değişik materyallerin renklendirilmesinde kullanılmaktadır. Sentetik boyar maddelerin 1876 yılında bulunmasına kadar bütün renklendirme işlemleri doğal boyar maddeler ile yapılmaktaydı. Ancak, sentetik boyar maddelerin kolay oksitlenmemesi ve ışığa karşı kararlılığının yüksek oluşu doğal boyar maddelere kıyasla daha fazla tercih edilmesine neden olmuştur. 

Tekstil endüstrisinde kullanılan reaktif boyalar, proses işlemleri sonucunda meydana gelen yüksek miktarlarda organik kirlilik ve renklilik içeren atık sular oluşturmaktadır. Oluşan bu sular atık su arıtma tesislerinde arıtma işlemine tabi tutulduktan sonra çevreye bırakılırlar. Buna rağmen, reaktif boyarmaddeler normal bir arıtım işlemi ile giderilememekte ve atık su arıtma tesisinden çıkan sular arıtım işlemine tabi tutulmasına rağmen reaktif boyarmaddeleri ihtiva etmeye devam etmektedir. Çevreye salınan bu sular içerisindeki reaktif boyar maddeler bozunmadan uzun yıllar boyunca çevrede kalabilmektedir. Göl, nehir, dere gibi sulara karışan reaktif boyalar su yüzeyini kaplar, suyun ışık geçirgenliği azaltır ve suda yaşayan canlıların oksijen ihtiyaçlarını karşılayamamalarına neden olur (Reif ve Freman, 1996)

Boyaların çeşitli bozunmalar nedeniyle açığa çıkarttığı bileşikler ve küçük moleküller reaksiyona girme eğilimi yüksek olduğundan ekosisteme önemli zararlar verir. Reaktif boyar maddeleri içeren suların tarımda kullanılması sonucu boyar maddeler tarım ürünleri oradan da beslenme yoluyla diğer canlılar geçiş yapar. Toksik ve alerjik etkilerinin yanı sıra reaktif boyar maddeler kansere sebebiyet verme olasılıkları olduğundan, tekstil atık sularındaki boyaların giderimi için çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir (Rangabhashiya, 2013).  

Sentetik boyar maddelerin çevreye olan etkileri göz önüne alındığında doğal boyaların önemi anlaşılmakta ve kullanımını gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Nitekim, son yıllarda çeşitli bitkilerden doğal boyar maddelerin eldesine ilişkin çalışmalar hızlandırılmıştır (Ömer, 2005;  Kızıl ve Kayabaşı, 2005). Ülkemizde doğal boyaların eldesinde kullanılan 150’ye yakın tür bulunmaktadır). Bu türlerden bazıları adaçayı, meyan, sakızağacı, ebegümeci, gelincik, dut, zeytin, ceviz gibi bitkilerdir (Kayabaşı ve Etikan,1999; Ju ve Howard, 2003; Turker, ve Erdogdu, 2006). Ayrıca farklı alanlarda kullanılan bazı bitki posalarından da kökboyaları elde edilebilmektedir. Bunlara örnek olarak gül, kekik, biberiye, nane, ayçiçeği bitkileri verilebilir (Doğan ve diğ., 2003; Fossen ve Anderson, 2003).

Yaptığımız kaynak incelemesinde doğal boyaların çoğunlukla bitkilerden ya da meyvelerden elde edildiğini fark ettik. Oysa ki, her gün evimizde değerli pigmentler içeren bazı sebzeleri çöpe atmaktayız. Soğan kabukları ve portakal kabukları bunlardan yalnızca iki tanesidir. Bu maddeler değerli pigmentler içermektedir. Bu düşünceden hareketle, çalışmamızda çeşitli evsel atıklardan boya elde etmeyi hedefledik. Bu amaçla, portakal kabuklarını, közlenmiş kapya biberin derisini, sarı ve kırmızı soğan kabuklarını, kara ve kırmızı üzüm atıklarını kullandık.

Method / Testing and Redesign

YÖNTEM

Bitkisel atıklarımızın çekirdek, kabuk ya da derilerini fırında 50 oC’de kuruttuk. Kuruttuğumuz atıkları ronda yardımıyla olabildiğince küçülttük.

 

Atıklardan boyar maddelerin eldesi

Boya ekstraksiyonu için çeşitli çözücü sistemleri denedik. Önce su ile sonra farklı pH değerlerindeki sulu çözeltiler, etil alkol, metanol, aseton, hegzan ve dietileter ile denemeler yaptık. Atıklardaki boyalarımızın suda ya da alkol gibi çözücülerde çözündüğünü apolar çözücü sistemlerde çözünmediğini gözlemledik. Renk farkından boyalarımızın bir kısmının etanole kıyasla metanolde daha iyi çözündüğünü fark ettik ancak metanol ile çalışırken sağlığımız açısından özellikle gözlerimiz açısından zararlı olabileceği düşüncesiyle deneylerimizde etanol kullandık.    

Soğan kabuklarımızın alkole kıyasla suda daha iyi özütlendiğini fark edince, boya eldesinde 50 g kırmızı ve sarı soğan kabuklarına /(ayrı kaplarda) 200 mL su ilave ettik ve karıştırarak 2 saat kaynattık. Karışımı 2 gün beklettik ve süzdük. Süzüntüde boya konsantrasyonunu arttırmak için çözeltiyi kaynatarak suyun yarıya yakın kısmını uçurduk. Kara ve kırmızı üzüm fabrika atıklarının içinde saplar da bulunduğundan bu atıklarımızdan 100’er g aldık ve 200 mL suda özütleme yaptık. Közlenmiş kapya biber derisindeki boyar maddemiz ise, alkolde daha iyi çözündü. Bu nedenle 50 g kapya biber derimizi 200 mL etil alkol içinde 2 gün beklettik. Isıtıcı ile alkolün bir kısmı uçana kadar 20 dakika kaynattık. Soğuduğunda karışımı süzdük. Portakal kabukları da kapya biber gibi alkolde daha iyi sonuç verdiğinden benzer yöntemi bu atıklara da uyguladık.

Boyaların görünür bölgede ışığı absorplama özelliğinin belirlenmesi

Boyalarımızı seyrelterek 190-600 nm arasında spektroskopisini aldık. Bunun için, quartz spektro elektrokimyasal hücreye önce çözücü koyup referans aldık. Daha sonra absorbans-dalgaboyu değişimi ölçeceğimiz boyamızı ilave ettik ve spektroskopide ölçümünü aldık.

Kumaş türlerinin tespiti için yakma testi

Boyalarımızın farklı kumaşlar üzerindeki etkilerini görebilmek amacıyla, dört farklı türden kumaş seçtik. Bu kumaşlarımızın hepsi beyaz ya da beyaza yakın kırık beyaz renkteydiler. Kumaşlarımızın ilkini pamuklu, ikincisini yünlü, üçüncüsünü naylon ve dördüncüsünü ise polyester olarak seçtik. Seçtiğimiz kumaşların gerçekten düşündüğümüz kumaş türleri olup olmadığını belirlemek üzere, yakma testi yaptık. Bunun için her bir kumaştan birkaç parça lif çıkarttık ve bir çakmak yardımıyla iplikleri yaktık. Yanan ipliklerin yanma biçiminden, döküntüsünden ve kokusundan kumaşlarımızı doğru seçmiş olduğumuzu gördük. Naylon yanınca topaklandı ancak beyaz renkliydi. Kokusu kötü değildi. Polyester kökü kokuyordu ve yayan yerin ucu sertti ve siyah renkliydi. Pamuklu kumaşımız alevli yandı ve kokusu kötü değildi. Yün de yanarken alevli yandı ancak yanık yer saç yanığı gibi kokuyordu. Tüm bu gözlemlerimiz sonucunda kumaş türlerimizden emin olduk.

Atıklardan elde edilen boyalarla kumaşların boyanması

Kumaş boyamada mordanlama yöntemi ile boyama yaptık. Mordan olarak alüminyum şapı (KAl(SO4)2) kullandık. Her bir kumaş türünden eşit büyüklükte parçalar kestik. Kumaşlarımızı tarttık.  Kumaş kütlesinin % 4 oranında mordan kullanmaya karara verdik. Büyükçe bir kabın içerisine atıklardan elde ettiğimiz suda çözünmüş haldeki boyamızı aldık. Boyanın içine mordanımızı ekledik. Kumaşımızı bu karışımın içine attık ve 30 dakika boyunca kaynattık. Kumaşımızı duruladık, yıkadık ve gölgede kurumaya bıraktık.

Kumaşların ışık haslıklarının ölçülmesi

Boyanmış kumaş numunelerine ISO 105 B02 (Nisan 2001) standardına göre, 13 saat uygulanan ışık haslığı testi için ksenon ark lambasına sahip (250 Watt), James H.Heal marka ışık haslığı test cihazı kullanılmıştır. Sonuçlar mavi skala yardımı ile (1-8 arası; 1 en kötü, 8 en iyi) ışık kabininde, gün ışığı lambası altında (D65) değerlendirilmiştir. Çalışmamız sırasında Marmara Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Filiz Kabapınar’dan ve kumaşlardaki boyaların ışık haslıklarının ölçülmesinde Doç. Dr. Burcu Şahinbaşkan’dan destek aldık.   

Results

Sarı soğan kabuklarından turuncu renkte, kırmızı soğan kabuklarından ise bordo renkte boya elde ettik. Boyalarımız spektoskopik ölçümlerinden aynı boyar madde ya da boya pigmenti içerdiğini fark ettik. Her iki boyamız da 467 nm de maksimum pik vermektedir. Kapya biber derisinden kırmızı renkte boya elde ettik. Boyamızın 455 nm de maksimum pik verdiğini belirledik. Portakal kabuğundan alkolde sarı renkte boya elde ettik ve boyamız 455 nm de maksimum pik verdi. Aynı şekilde, 461 nm de maksimum pik veren üzüm atığından suda açık kahve renkte, alkolde ise koyu vişne renginde boya elde ettik. Aşağıda boyalarımızın uygun çözücüde (su ya da alkol) alınmış olan absorpsiyon spektrumlarını görülmektedir. Boyalarımızın tümünün görünür bölgede ışığı absorplama özelliği gösterdiğini bulduk.

 

     

Boyalarımızın ışık haslık ölçüm sonuçlarına göre; sarı soğan kabuklarından elde ettiğimiz boya ile boyanan pamuklu kumaşın ışık haslığı 6, yünlü kumaşın ışık haslığı 2, naylon kumaşın ışık haslığı 7 ve polyester kumaşın ışık haslığı 7 olarak ölçülmüştür. Kırmızı soğandan elde edilen boya ile  boyanan pamuklu kumaşın ışık haslığı 7, yünlü kumaşın ışık haslığı 6, naylon kumaşın ışık haslığı 6 ve polyester kumaşın ışık haslığı 7 olarak ölçülmüştür. Portakal kabuğundan elde ettiğimiz boya ile boyanan pamuklu kumaşın ışık haslığı 6, yünlü kumaşın ışık haslığı 5, naylon kumaşın ışık haslığı 2 ve polyester kumaşın ışık haslığı 4 olarak ölçülmüştür. Közlenmiş kapya biberin derisinden alkol ortamında elde ettiğimiz boya ile boyanan pamuklu kumaşın ışık haslığı 7, yünlü kumaşın ışık haslığı 4, naylon kumaşın ışık haslığı 6 ve polyester kumaşın ışık haslığı 6 olarak ölçülmüştür. Közlenmiş kapya biberin derisinden alkol ortamında elde ettiğimiz boya ile boyanan pamuklu kumaşın ışık haslığı 3, yünlü kumaşın ışık haslığı 7, naylon kumaşın ışık haslığı 6 ve polyester kumaşın ışık haslığı 4 olarak ölçülmüştür. Kara üzüm atığından elde ettiğimiz boya ile boyanan pamuklu kumaşın ışık haslığı 5, yünlü kumaşın ışık haslığı 4, naylon kumaşın ışık haslığı 8 ve polyester kumaşın ışık haslığı 7 olarak ölçülmüştür. Kırmızı üzüm atığından elde ettiğimiz boya ile boyanan pamuklu kumaşın ışık haslığı 6, yünlü kumaşın ışık haslığı 5, naylon kumaşın ışık haslığı 7 ve polyester kumaşın ışık haslığı 7 olarak ölçülmüştür.

.

Conclusion

Çalışmamızda soğan kabukları, portakal kabuğu, üzüm atıkları ve kırmızı biber derisinden doğal boya elde edebildik. Boyalarımız görünür bölgede ışığı absorplama özelliği gösterdi. Soğan ve portakal kabukları, üzüm atıkları ve kırmızı biber derisinden elde edilen boya ile boyadığımız kumaşlarımızın ışık haslıkları değişim göstermektedir. Kırmızı soğan kabuklarından elde ettiğimiz boya, sarı soğan kabuklarından elde ettiğimiz boyaya kıyasla ışıktan daha az etkilenmiştir. Kırmızı soğan kabuklarının ışık haslıkları ortalama 6.5 çıkmıştır. Sarı soğan kabuğunun boyası ile boyanan yünlü kumaşın rengi çok solmuştur. Közlenmiş kapya biberin derisinden elde ettiğimiz boyar maddelerimizin su bazlı olanı, ışıktan çok etkilenmezken, alkol çözücü içindeki boya ışıktan etkilenmiş görünmektedir. Nitekim, özellikle pamuklu ve polyester kumaşlardaki renk oldukça açılmıştır. Portakal kabuğundan alkol ortamında elde ettiğimiz sarı boyamız da ışıktan etkilenmiştir. Burada ise, sentetik kumaşların yani naylon ve polyesterin renkleri açılmıştır. Kırmızı üzüm atığından elde ettiğimiz boyamızın ışığa karşı direnci kara üzüm atığından elde ettiğimiz boyamıza kıyasla daha yüksektir. Öte yandan, her iki boya da sentetik kumaşlarda renklerini korurken, yünlülerin rengi açılmıştır. Öyle ki, doğal boyalarımız ile boyanan pamuklu ve sentetik kumaşların (naylon ve polyester) ışık haslıklarının genelde iyi çıktığını söyleyebiliriz. En düşük ışık haslıkları portakal kabuğu ile boyanan naylonda ve sarı soğan kabuğu ile boyanan yünlü kumaşta çıkmıştır. Bunu, kırmızı biber ve kara üzüm atığı ile boyanan yünlü kumaşlar izlemiştir. Çalışmamızdan diğer bir sonuç da, alkol ortamında hazırlanan boyaların ışık haslıklarının düşük olduğudur.     

 

About me

Merhaba, ben Ada

13 yaşındayım.Tek çocuğum. Babam bankacı annem kimyacı. .  İstanbul'da yaşıyorum.Özel Denizatı okulları 7.sınıf öğrencisiyim.Jimnastik sporu ile uğraşıyorum, piyano çalıyorum. Sinemaya tiyatroya gitmekten çok keyif alıyorum.

Okulumda STEM kulubünde yer alıyorum. Fen, matematik, mühendisliği bir arada kullanıp günlük hayatta var olan sorunlara çözümler aramayı,  bu çözümlerden yola çıkarak mühendislik tasarımları oluşturmayı seviyorum. Bilime olan ilgim günlük hayatta karşılaştığım her bir olaya farklı açıdan bakmamı, merak etmemi  sağlıyor.İşte bu yüzden evsel  atık malzemeleri daha nasıl değerlendirebilirizden yola çıkarark bu projemi geliştirdik.

İlerde kimya mühendisi olmak istiyorum. Daha çevreci , doğaya zarar vermeyen ürünler üretmek, daha yaşanabilir bir Dünya oluşturmak için elimden ne geliyorsa yapmak istiyorum. 

Projemi yaparken, bilime ilgi duymama en çok sebep olan en büyük ilham kaynaklarımdan biri kimyager olan annem bir diğeri de hem kimya ile ilgili çalışmalarının  olması hemde bayan olması yönünden MARİE CURİE olmuştur. Çok zorlu şartlarda çalışıp nobel ödülünü alan ilk kadın olması, zorluklar karşısında yılmadan ilerlemesi bana ilham olmuştur. Benim gibi tüm kız çocuklarının  okuması, bilmsel çalışmalar yapması, yeni buluşlar yapması  çok önemlidir.  

Böylesine büyük, Dünya çapında yapılan bir organizasyonda yer almak, bir çok fikrin bulunduğu bir ortamda benim fikrimin de, çalışmamında bu  yarışma da yer alması beni çok heyecanlandırıyor , hayatım boyunca hatırlayabileceğim bir deneyim olacağına inanıyorum. .Kazanacağım ödülü eğitimimim için kullanıcam. farklı ülkeler görmek beni daha çok heyecanlandırıyor.

 

 

  

Health & Safety

Bitkisel atıklarımızın çekirdek, kabuk ya da derilerini fırında kuruturken yanmamaları için sık sık kontrol ettik. Kurutulmuş olan atıkları rondodan geçirme işlemini danışman hocamın kontrolünde yaptım. Atıklarımızdan boya eldesinde ise çeşitli çözücü sistemleri denedik. Önce su ile sonra farklı pH değerlerindeki sulu çözeltiler, etil alkol, aseton, hegzan ve dietileter ile denemeler yaptık. Araştırmalarımız sırasında aslında metanolün boya özütlemede daha iyi olduğunu gördük ancak buharının zararlı etkisi nedeniyle metanol ile çalışmadık.

Bibliography, references, and acknowledgements

KAYNAKLAR:

Doğan, Y., Başlar, S., Mert, H.H., Ay, G, (2003). Plants used as natural dye sources in Turkey, Economic Botany, 57(4), 442-453.

 

Fossen, T., Andersen, O.M., (2003). Anthocyanins from red onion, Allium cepa, with novel aglycone, Phytochemistry, 62(8), 1217-1220.

 

Ju, Z.Y., Howard, L.R., (2003). Effects of solvent and temperature on pressurized liquid extraction of anthocyanins and total phenolics from dried red grape skin, J. Agric. Food Chem., 51(18), 5207-5213.

 

Kayabası, N., S., Etikan, (1999). Bazı Üzüm Çesitleri ve Amerikan Asma Anaçlarından Farklı Olgunlukta Alınan Yaprakların Bitkisel Boyacılıkta Kullanımı”. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Bilimleri Dergisi. Cilt:5, Sayı:2, Sayfa:36- 40. Ankara.

 

Kızıl, S., Kayabaşı, N., (2005). Muhabbet çiçeğinin (Reseda lutea L.) boyama özelliklerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 18(2), 195-200.

 

Ölmez, F.N., (2005). Yün halı ipliklerinin fındık (Corylus avellana L.) yaprakları ile boyanmasından elde edilen renkler ve bazı haslık değerler, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Bilimleri Dergisi, 15(1), 77-84.

 

Rangabhashiyam, S., Anu, N. Selvaraju, N.  (2013). Sequestration of dye from textile industry wastewater using agricultural waste products as adsorbents Journal of Environmental Chemical Engineering 1, 629–641.

 

Reife, A., Freeman, S., (1996). Environmental chemistry of dyes and pigments, John Wiley&Sons, Inc., Canada.

 

Rao, J.R., Prakash, A., Thangaraj, E., Sreeram, K.J., Saravanabhavan, S., Nair, B.U., (2008). Natural dyeing of leathers using natural materials, Journal of the American Leather Chemists Association, 103(2), 68-75.

 

Turker, N. ve Erdogdu, F., (2006). Effects of pH and temperature of extraction medium on effective diffusion coefficient of anthocyanins pigments of black carrot (Daucus carota var. L.), J. Food Eng., 76(4), 579-583.